09/05/2012  |  0 comments
  • 26 Mayıs Cumartesi ve 27 Mayıs Pazar günü, Bodrum’da dalışlarımızı gerçekleştiriyoruz! 25 Mayıs Cuma Akşamı saat 18.00′de okulda toplanıyoruz. Aracımız okulun önünden kalkacaktır.

  • Otobüs ücreti, dalış ücreti ve konaklama ücreti 260 TL‘dir.

    **Elden vermek isteyen arkadaşlar ücretlerini elden verebilir.

    ***Elden ücretlerini veremeyecek arkadaşlar banka hesap numarasını ücretlerini yatırabilirler (Banka hesabına ücreti yatıran arkadaşlar, işlemini bitirdikten sonra bana adını soyadını yazarak mesaj atarlarsa listeye ekleyebilirim.

    Yılmaz GÜLER 0535-765-46-48

    Gaziosmanpaşa Yapı Kredi Bankası
    Hesap Sahibi Yılmaz Güler
    Hesap No :63549600
    IBAN : TR350006701000000063549600

    Not: Dalış gezisi ücretini, en Geç 20 Mayıs’a kadar bize ulaştırmanız gerekmektedir.

  •  |  0 comments

     |  0 comments

    Şişli Belediyesi tarafından Üniversite Kulüp başkanlarının ve temsilcilerinin katılacağı bir gezi düzenlenecektir.
    Organizasyon, 10 Mayıs Perşembe günü, saat 17.00′de Kabataş iskelesinden kalkan tekne ile başlayacaktır. İş temposu ve ders yoğunluğu nedeniyle kulüp başkanımız katılamayacaktır.

    Şişli Belediyesi’nin düzenlemiş olduğu bu geziye bizi temsilen katılmak isteyen arkadaşlar bu akşama kadar Fatma Gergöy’ü arayıp isim yazdirabilirler ve detayları ondan öğrenebilirler.

    Fatma Gergöy : 0 (531) 525 07 13

    06/05/2012  |  0 comments

    Türkiye’de uluslararası sertifikaya sahip 120 sanayi dalgıcı, Ürdün, Katar, Lübnan, Suudi Arabistan, Libya, Türkmenistan, Bulgaristan gibi ülkelerde aylarca şantiyelerde çalışıyor.

    Türkiye’nin en büyük projelerinden Marmaray’ın tamamlanmasının ardından ağırlıklı olarak yurtdışında çalışan sanayi dalgıçları şimdi de İzmit Körfezi’ne yapılması planlanan köprünün inşaatı için gün sayıyor.

    Türkiye’de uluslararası geçerliliğe sahip sertifikayı veren tek kurum, Boğaziçi Sualtı Araştırma Merkezi. Merkezin danışmanı, Bilgisayar Mühendisi ve Galatasaray Üniversitesi öğretim görevlisi Doç. Dr. Murat Egi, sportif dalgıçlıkla sanayi dalgıçlığı arasındaki farkın, bisiklet kullanmakla TIR kullanmak arasındaki fark gibi olduğunu vurguladı. Sanayi dalgıçları aylık ortalama 2 bin 500 dolar kazanıyor, yurtdışında bu rakam 3-4 katına çıkıyor.

    Egi’nin verdiği bilgilere göre, sualtı dalgıçları ikişer ikişer çalışıyor. Dalgıç sualtındayken badisi (dalgıçların birlikte dalmak zorunda olduğu diğer dalgıca verilen isim) suüstünde bulunuyor. Suüstündeki badi, sualtı dalgıcının her nefesini duyuyor, her hareketini kameradan gözlüyor. Sanayi dalgıçları fiziki koruyuculuğu olan bir başlık takıyor. Sanayi dalgıcı denilince akla deniz dibinde kaynak yapan dalgıç görüntüsü geliyor. Ancak Egi, “Sualtında kaynak, yaptıkları işin yalnız yüzde 5’i. Kesme, balonla su üstüne çıkarma, elektrikli aletler kullanma gibi işler yapılıyor. Bir limanın zemini tamamen dalgıcın el marifetiyle yapılıyor” dedi.

    Üniversitesi de var!

    Sualtı dalgıçlığı sportif dalgıçlık belgeleriyle de yapılabiliyor. Egi, kendilerinin ise 2006’dan bu yana MEB onaylı eğitim ayrıca ADAS belgesi verdiklerini belirtti. Son 3 yılda 3-4 üniversitede sanayi dalgıçlığı eğitimi verilmeye başlanmış. Ancak buralarda uluslararası geçerliliği olan sertifika verilmediğini söyleyen Egi, “Yurtdışında en önemli çalışma alanları petrol arama platformları. Ama yapılan iş çok zor. Dalgıçlar basınçlı bir odada yaşıyor ve yüzlerce metre aşağıya kapsülle iniyor. Bu çalışmanın saati 1100 dolar” dedi.

    null

    Suyun 75 metre altında çalışıyor

    Nurhan Tersakyan 1985’ten bu yana sanayi dalgıcı. Marmaray’da dalış amiri olan 48 yaşındaki Tersakyan “Yemen, Nijerya, Suudi Arabistan, Mısır, Hollanda gibi pek çok ülkede çalıştım. Herkesin yapabileceği bir meslek değil. Aylar hatta yıllar süren şantiyeler oluyor. Evliydim, boşandım. Vurgun yedim. Petrol ve doğalgaz platformlarında da çalıştım. 75 metreye karışık gazla dalış yaptım. Şimdi İzmit Körfezi için çalışmalar var ancak henüz kesin çalışmalar başlamadı” dedi.

    2 Türk dalgıcı patlamada yaşamını yitirdi

    Boğaziçi Sualtı Araştırma Merkezi danışmanı Murat Egi, risklere dikkat çekti:
    “Yaklaşık 100 sanayi dalgıcı yurtdışında çalışıyor. Yılda 3 milyon dolar ekonomiye kazancı var. Tabii ki herkesin yapabileceği bir şey değil. Bir kere şantiye hayatı zor. Çok riskli. Suyu çok sevmek gerekiyor. Bandırma’da batan Ro-Ro gemisine dalan bir sanayi dalgıcı hayatını kaybetmişti. Daha bu yıl Türkmenistan’da 2 Türk vatandaşı sualtındaki patlama sonucu yaşamını yitirdi.”

    Serkan OCAK
    Kaynak: Radikal

    01/05/2012  |  0 comments

    Abdülaziz döneminde çok sayıda iyi eğitimli dalgıç yetiştirilmişti. Avrupa’daki askeri gelişmeleri yakından takip eden Sultan Abdülaziz, denizaltı ve dalgıçlılık teknolojilerini de Osmanlı topraklarına getirtmeyi ihmal etmemişti.

    Abdullah Frères (Abdullah Biraderler) olarak tanınan Kevork, Hovsep ve Viken adındaki üç Ermeni kardeş, 1858’de kurdukları fotoğraf stüdyosu ile Osmanlı İmparatorluğu’nun resmi fotoğrafçısı olarak binlerce fotoğraf çektiler. İlk olarak Sultan Abdülaziz’in resmi fotoğrafçısı olarak seçilen kardeşler görevlerini Abdülhamid devrinde de sürdürdüler. Abdullah Biraderler, Osmanlı donanmasındaki Tersane-i Amire dalgıçlarının resimlerini de çektiler. 126 yıl önce çekilen bu resimlerde bahriye erlerinin Karadeniz’deki, Riva kıyılarında yaptıkları çalışmalar tek tek fotoğraflanmış. II Abdülhamid devrine kadar askeri fabrikalarda yapılan dalgıç tulumbaları ile denize inen dalgıçlar ancak 5-6 kulaç derinliklere dalabiliyorlardı.

    null
    fotoğraf 1: Sultan 2. Abdülhamid Han döneminde vazife yapan dalgıç ekibi

    İLK DALGIÇLARIMIZ

    Abdülaziz devrinin sonlarına doğru Osmanlı donanmasında çok sayıda tecrübeli dalgıç yetişmiş. Avrupa’daki askeri gelişmeleri yakından takip eden Abdülaziz, denizaltı ve dalgıçlılık teknolojilerini gönderdiği elçiler aracılığı ile Osmanlı topraklarına da getirtmişti. Abdülaziz döneminde dışarıdan ithal edilen dalgıç malzemeleri, II Abdülhamid devrinden sonra kendi askeri fabrikalarımızda üretilmiş. Sultan Abdülhamid ise Türk kara sularında ilk defa dolaşan denizaltıyı getirtmiş. O tartihte boğaza inen dalgıçlar tulumbaların çok fazla hava basamaması nedeni ile deniz altında ancak 10-15 dakika kalabiliyorlardı. Dalgıçların dalma bölgeleri daha çok boğazın akıntısız ve dalgasız bölümleri ile Karadeniz’in Riva kıyıları idi. Tersane-i Amire dalgıçları ile birlikte bahriyeliler Şile kıyılarında kurtarma filikaları ile kurtarma tatbikatları yaparlardı. Boğazın girişinde bulunan Riva ve Şile’deki kurtarma ekipleri fırtınalarda batan ticaret gemilerini kurtarırdı.

    DALGIÇLARA TAZMİNAT

    II. Abdülhamid döneminde İngiltere’den ve Almanya’dan satın alınan tulumbalar ile daha derinlere inme ve su altında daha çok kalma imkanı elde edilmiş. Türkiye’de 1850’lerde başlayan dalgıçlık faaliyetleri, Osmanlı sonrasında 1925’te Azapkapı’da bir dalgıç grubu ile devam etmiş. Cumhuriyet döneminde donanmanın riskli kısımlarında olan dalgıçlar için ek tazminatlar çıkarılmış. Boğulan veya sakat kalan askerler için dalgıç tazminatı maddesi eklenmesi ile mağdur olan ailelere destek verilmiş. Erlerin sakatlanma sebebiyle ordudan ayrılmak zorunda kalması halinde ‘Albay maaşının yedi katı tazminat ödenir’ maddesi kanunlara bu dönemde eklenmiş.

    Dalgıç okulu zamanla genişletilerek 1956 yılında Anadolu yakasında Hidiv köşkünün bahçesinde ‘Türkiye Bahriyesi Dalgıç Takımı ve Okulu Kumandanlığı’ adı ile büyütüldü.

    null

    Gelenek ise halen sürüyor; 1949 yılında ABD’den askeri yardım alınarak ilerleme sağlanan dalgıçlıkta, bir rekor kırıldı. Denizde 420 ayak derinliğe kadar inildi. Günümüzde, Çubuklu’daki İstanbul Çubuklu Kurtarma ve Sualtı Okulu 1880’den beri gelen bu geleneği devam ettiriyor.

    30/04/2012  |  0 comments

    Modern çağın mesleği diye bir terim vardı ya yakın geçmişte, bu da 21 yüzyılın şu demlerinde kamerası olan her dalıcının kendine biçtiği yeni popüler kimlik…Sualtı fotoğrafçısı…

    Modernizm’in dibini gördüğümüz bir zaman dilimindeyiz, fakat modernizm bizi daha özgür ve egolarımızdan arınmış kılacağına, kastlaşmayı modernize ederek daha da baskınlaştırıyoruz. İşin acısı hepimiz bu iğrenç kastlaşma sisteminin inşacısıyız ve bundan hoşnuduz. Ne kadar eğitimli olduğumuzu, ne kadar kitap okuduğumuzu, dünya müziğini yalayıp yuttuğumuzu, Türkçe ’ye ya da İngilizce’ye ne kadar hakim olduğumuzu, buna hakim olamayanlara tüh-kaka diyerek gösteriyoruz. Bu tüh-kaka dediklerimizi basamak yaparak bir yükselme sağlıyoruz.

    Yıl 2012, tamam Mars’a öğlen yemeği yemeğe gidecek kadar gelişemediysek de, fena bir noktada değiliz, süper silahlar, gazlar falan yapıyoruz. Uluslararası politika diye harika bir canavar yaratmışız, yani beklentilerimiz büyük olmalı. Mühendis Ahmet Bey diye taşıdığımız kimlikleri Ahmet’e çevirme zamanımız çoktan gelmiş, geçiyor.

    İşte bu modernite ve popüler trendlerin çaldığı (halbuki o kimlikleri sağlamak için ne çabalar verdik değil mi) mesleki kimliklerimizin yenilerini oluşturmaya çoktan başladık. Mesleklerimiz yerine, hobilerimizi kimliğimiz yaptık. Sosyalitemizi parlatacak harika uğraşlara başladık, hobi zengini olduk. Buraya kadar her şey güzel ilerlerken birden kavram karmaşaları başladı. Sosyal statülerimizi parlatabilmek için önce brövelerimizi taçlandırarak dalış lideri ardından da eğitmen olmaya başladık. Gerekli miydi? 2 yıldız dalıcı olarak dalmak neden yetersiz geldi bize? Sorular ve cevabı içinde barındırıp soru işaretiyle biten cümleler uzar gider. Sonunda da profesyonelleştirebildiklerimizden mi, yoksa profesyonelleşemeyip profesyonelce davrananlardan mısınız tartışmaları başlar.

    null

    İşte tam sırası, hadi sorun kendinize, siz profesyonel su altı fotoğrafçısı mısınız? Önce bakalım profesyonel ne demekmiş : “Bir işi kazanç sağlamak amacıyla yapan (kimse), amatör karşıtı.” Cevap gördüğünüz gibi açık ve net, bir işi bir profesyonel gibi yapmanız sizi profesyonel yapmıyor. Mesela bir amatöre göre çok daha kötü fotoğraf çekebilirsiniz ama gelirinizin yarısından fazlasını fotoğraf çekmekten kazanıyorsunuzdur, işte bu sizi mesleki olarak fotoğrafçı yapar, ama sizden daha iyi fotoğraf çeken amatör, amatör fotoğrafçı olarak kalır.

    Aslında her şey normal, fakat Türkçe’de amatör kelimesi ile acemi-beceriksiz kelimesi aynı anlama sahip olduğundan, insanlar kendilerini amatör olarak nitelendirmek istemiyorlar. Amatör olarak fotoğraf çekiyorum’un anlamı, para kazanmak için değil sadece zevk için demek olurken; aslında çok yetenekli değilim anlamına da gelebiliyor.
    Mesela, profesyonel olarak dalış eğitmenliği yapmayan birine sen amatörsün dediğinizde, bu hakaret olarak algılanıyor. Halbuki bunu meslek olarak yapmıyor ve gelirinizi bundan kazanmıyorsanız siz amatör bir dalış eğitmenisiniz ve bunun bir işi ne kadar iyi ya da kötü yaptığınızla hiçbir alakası yok.

    Evet birçoğumuz su altı fotoğrafı çekiyoruz ve hepimiz dalıcıyız. Ama hepimiz profesyonel değiliz ama bu ne fotoğraflarımızı kötü yapar, ne de bizi kötü dalıcı yapar.

    Çiğdem COOPER

    29/04/2012  |  0 comments

    null

    Costa Concordia felaketi, İtalyan kruvaziyer gemisi Costa Concordia’nın kısmen battığı ve karaya oturduğu kaza. Gemi, 13 Ocak 2012 tarihinde İtalya’nın Toskana kıyılarındaki Isola del Giglio adasındaki bir resife çarptı. 4.252 insanın gemiden tahliye edilmesi gerekti. İlk etapta, 25 insanın ölü olduğu,64 insanın yaralandığı(en az ikisi ciddi) ve 7 insanın kayıp olduğu biliniyordu. Geminin içinde mahsur kalan iki yolcu ve bir gemi tayfası kazadan bir gün sonra kurtarıldı. 32 kişinin öldüğü ve 7 kişinin halen kayıp olduğu felaketle ilgili yapılan dava 3 Mart 2012 günü başladı. Kaptan Francesco Schettino adanın çok yakınından geçerek kazaya sebebiyet verdiği iddiası ile yargılanıyor.

    İtalya Polisi, ‘Rescue Diver’larını batığa yolladı ve onlar da bu görüntüleri çekti…

    Roma Katolik Üniversitesi’nin yaptığı analizlerde, kaptan Schettino’nun saçında kokaine rastlandığı ifade edildi. Kaza öncesi alkol ya da uyuşturucu madde almadığını söyleyen kaptanın saçına kokainin, bu uyuşturucuyu kullanan birinin temas etmesiyle bulaşmış olabileceği de dile getirildi.

     |  0 comments

    null

    null

    null

    null

    null

    null

    null

    null

    Photographer Seth CASTEEL

    21/04/2012  |  0 comments

    ” Sualtı dünyasının bilinmezliği ve insanın keşfetme güdüsü, biz insanları her zaman bir arayışa itmiştir. Bir belgesel seyrederken hepimizin içi gitmiştir. “Keşke orada olabilseydim…”

    Orada olabilirsiniz…

    Sualtının atmosferi bir başkadır. O atmosferdeyken, faturaları ne yapacağım, bu aşk işleri ne olacak, finallerim de yaklaştı ne yapacağım, kredi kartı ödemelerim geldi yandık gibi dünyevi şeyleri düşünemeyeceksiniz. Kendinizi yer çekimsiz bir uzay boşluğunda hissedecek, o dünyayı anlamaya çalışacaksınız. Ve… Hiç yetmeyecek bu duygu, hep bir sonrakini planlayacaksınız.

    Aslında Scuba “yolda yürümekten daha güvenlidir” yargısını rahatlıkla söyleyebiliriz. Birebir eğitmen eşliğinde, tehlikesiz alanlarda eğitiminizi alır, neredeyse %0 risk ile çekindiğiniz o eşsiz dünya ile tanışabilirsiniz. Bu arada bir köpekbalığı görürseniz de kendinizi şanslı hissedin. Özellikle de Türkiye karasularında dalış esnasında görme olasılığınız 1/1.000.000’dur. Diyelim ki o şanslı kişi sizsiniz. O zaman da balık sizi gördüğünde kaçacak delik arayacağına emin olabilirsiniz. Siz canlılara zarar vermedikçe onlar size kesinlikle zarar vermeyecektir. Aslında zarar vermelerinin tek sebebi de kendilerini koruma içgüdüsü diyebiliriz. Söylemeden geçmeyelim, dalışlarda en tehlikeli canlı denizkestanesidir. :)

    Ömer TOKUS

    19/04/2012  |  0 comments

    USAT‘ın düzenlediği, 9-10-11 Mayıs tarihleri arasında Mudanya’da gerçekleşecek olan temizlik dalışına katılmak isteyen 2 yıldız ve üstü dalıcı arkadaşlar, Buğra IŞIK ile iletişime geçmelidir.

    Okulumuza, Mudanya dalışı için davetiye gelmiştir. Davetli her üniversiteye, maksimum 4 kontenjan ayrılmıştır. Konaklama masrafları, USAT tarafından karşılanacaktır. Gitmeyi düşünen arkadaşlar Buğra IŞIK’ a adını yazdırırlar ise yol masraflarınızı okul tarafından karşılanabilmesi için dilek yazılacaktır.

    Not : BUSAK kulübüne aktif üyeliğini gerçekleştirmemiş kişiler, Kulüpler Koordinatörlüğü tarafından alınan kararla gönderilmeyecektir.

    DUYURULAR


    [19.04.2012]
    Dalış rotamız; 26 Mayıs Cumartesi ve 27 Mayıs Pazar günü Bodrum'dur. :)

    [12.04.2012]
    19 Nisan Perşembe ve 20 Nisan Cuma günü Fuaye Alanında BUSAK standı açılacaktır.

    Twitter